|
Mekanların yaşam kalitesini ve verimliliğini artırarak müşterilerine
çağdaş, ekonomik,
fonksiyonel ve estetik mekanlar tasarlamak için yola çıkan İç
Mimar Bilgehan Taner ile Özlem Tosun
tarafından kurulan Milimetrik Mimarlık bugüne kadar pek çok mekanı
baştan yarattı. Evden otele, restorana, apartmana, mağazaya, ofise
ve mobilya tasarımına kadar farklı konulara imza atan Milimetrik
Mimarlık'ın kurucularından Bilgehan
Taner'le konuştuk.
Milimetrik Mimarlık’ın kuruluşu ve faaliyetleri hakkında bilgi verir
misiniz?
Ekip arkadaşım Özlem Tosun’la 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde
başlayan arkadaşlığımız süresince birlikte bir mimarlık ofisi kurma
ve kendi tasarımlarımızı yapma arzumuzu 2005 yılında gerçekleştirmeye
karar verdik. Her ikimizde okul hayatımızın sürdüğü günlerden beri
çeşitli iç mimarlık firmalarında devam ettirdiğimiz işlerde farklı
konularda uzmanlaşma fırsatı bulduk. Böylelikle Milimetrik Mimarlık
tek bir konuya hizmet veren değil her mekanda gereksinim duyulan
bir ofis haline geldi.
Milimetrik Mimarlık’ın çizgisi nedir?
Mekanların yaşam kalitesini ve verimliliğini artırarak müşterilerine
çağdaş, ekonomik,
fonksiyonel ve estetik mekanlar tasarlamak.
Milimetrik Mimarlık’ta bir ekip çalışması söz konusu... Kaç
kişilik bir ekip?
Milimetrik Mimarlık Bilgehan Taner, Özlem Tosun ve iki yardımcısından
oluşmakta...
Bugüne kadar yaptığınız projeler hakkında bilgi verir misiniz?
İstanbul’da çeşitli semtlerde ofis, konut ve mağaza; Bodrum ve Kıbrıs’ta
otel ve gene İstanbul içinde Fuar Standları Projeleri...
Mobilya tasarımı konusunda ne gibi çalışmalarınız var?
Her tasarladığımız mekanda hazır mobilyalar almaktansa, mekanın
kimliğini yansıtan kendi tasarım mobilyalarımızı kullanmayı tercih
ediyoruz. Dolayısıyla hemen hemen her ihtiyaç duyulan mobilyayı
o mekanın duygularına hitap edecek şekilde tasarlıyoruz.
Özellikle mobilya tasarımında nelerden etkileniyorsunuz? Ve
bu yılın moda renkleri ve malzemeleri nedir?
Günlük yaşamın getirdiği görsel, işitsel her şeyden etkileniyoruz.
Örneğin; gittiğimiz bir konserdeki müzikten etkilenmek veya izlediğimiz
bir filmden etkilenmek gibi.
Bizce renk ve malzeme moda olmayacak kadar değişken ve her kişiye
farklı hazlar veren dengelerdir.
İç mimaride de tekstil ya da mobilyada olduğu gibi yıldan yıla
değişen bir trend var mı? Varsa bu yılın trendi nedir?
Bildiğiniz gibi, globalleşen dünyamızda dünyanın öbür ucunda tasarlanan
veya oluşturulan bir konsept kendiliğinden bir trende dönüşüp önümüze
gelebiliyor. Bu oluşan trendler rüzgarı tek bir sektörü değil de
tüm sektörleri etkiliyor dersek daha doğru olur. Bugün kullandığımız
digital eşyalardan, arabalardan, kıyafetlerimize ve hatta evlerimizin
dekorasyonuna kadar bir uyum içerisinde bu trendlerden etkileniyor.
Maximalizm tekrar canlanması söz konusu yalınlıktan kaçış başladı
diyebiliriz.
Yeni projelerinizi anlatabilir misiniz?
Şuan bir iç giyim firmasıyla çalışıyoruz. Türkiye’de bayi ağı kurmalarına
yardımcı oluyoruz. Ayrıca marka olmak isteyen başka bir müşterimizle
de bayan - erkek ve ev tekstili üzerine konsept çalışmalarımızı
sürdürüyoruz.
Bundan sonraki hedefleriniz bahseder misiniz?
Kendi tarz ve kalitemizin devamlığını sağlayarak değişen dünyanın
ihtiyaçlarını doğru bir şekilde karşılayarak ofisimizin bizden sonraki
nesillerce bilinmesini sağlamak.
Türkiye’nin mobilya tasarımı açısından dünyadaki konumunu nasıl
değerlendiriyorsunuz? Özellikle tasarım açısında Türkiye’de ciddi
bir sorun var. Özgün modeller yerine kopyacılık ağır basıyor. Sizce
bunun önüne nasıl geçilebilir ve Türkiye, mobilyada trendi belirleyen
bir ülke konumuna nasıl yükselebilir?
Şuan da mobilya tasarımı konusunda gerçekten iyi adımlar atan arkadaşlarımız
var. Fakat bunlar parmakla sayılacak kadar az, tabi bunun Türkiye’nin
sosyo-ekonomik yapısıyla çok yakından ilgili olduğunu düşünüyoruz.
Esinlenmek adı altında başka bir tasarımcının ürettiği bir iş birkaç
değişiklik yapılarak hatta hiç değişiklik yapılmadan üretilebiliniyor.
Bunun önüne geçebilmek için telif hakkı yasalarının uygulanması
veya şuan ülkemizde tasarlanan her bir öğenin telif hakkıyla korunması
gerekmekte. Tüm bu çalışmalar rayına oturduğunda bunun önüne geçilebileceğini
sanıyoruz.
Mobilyada tendi belirleyen bir ülke olabilmemiz için tasarımcıların
daha çok desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Şuan çok kısıtlı
imkanlara sahip fakat iyi fikirleri olan tasarımcılara sponsorlar
bulup desteklenirse ve bu iş gerçekten ciddiye alınırsa olmaması
için hiçbir sebep yok.
Teşekkürler...
|